.

Doç. Dr. İsmail REİSLİ - Selçuk Üni. Meram Tıp Fakültesi Çocuk Allerji ve İmmünoloji AD, Konya

.

.

 

 

ARŞİV

 

 

 

 

PRİMER İMMÜN YETMEZLİKLER NADİR GÖRÜLEN HASTALIKLAR MI?

 

İmmün yetmezlikler, immün sistemin bir veya daha fazla bileşenindeki anormallikler sonucunda ortaya çıkan ve genellikle enfeksiyonlara karşı duyarlılıkla karakterize hastalıklardır (1). Bu hastalıklar iki grupta incelenebilir:

1. Primer veya konjenital immün yetmezlikler:

İmmün sistem hücrelerinin gelişim ve olgunlaşma anormalliklerine bağlı olan kalıtsal hastalıklardır. Bunlardan çoğu tek gen bozukluğu ile ilişkilidir (2).

2. Sekonder veya kazanılmış immün yetmezlikler:

Malnutrisyon, kanserler, immünosupresif ilaçlarla tedavi veya immunkompetan hücrelerin enfeksiyonları (HIV gibi) sonucunda gelişen immün yetmezliklerdir (1).

 

İmmün yanıtın ortaya çıkmasında etkin olan her basamak, bir primer immün yetmezlik hastalığı için potansiyel yaratmaktadır. İlk primer immün yetmezlik hastalığı olan X'e bağlı agamma-globulineminin (Bruton hastalığı) tariflendiği 1952'den bu yana geçen yaklaşık 50 yıllık zaman içinde 130 kadar primer immün yetmezlik hastalığı tanımlanmıştır.

Özellikle son 10 yıl içerisinde, bu hastalıkların moleküler temelinin anlaşılması yolunda kat edilen gelişmeler sayesinde, 25 yeni gen bozukluğunun immün yetmezliğe yol açtığı belirlenmiştir. Çeşitli immün yetmezliklerde bozuk genin lokalizasyonunun ve mutasyonlarının saptanmasıyla prenatal tanı imkanı ortaya çıkmıştır. Yeni bulunan moleküller, yakın gelecekte yeni tedavi yöntemlerine ışık tutacaktır (3,4).

Primer immün yetmezlik hastalıkları, fungal, protozoal ve viral enfeksiyonlarla karakterize hastalıklar grubudur (5).

Gelişmiş ülkelerde görülme sıklığı 1/10.000 ile 1/100.000 arasında değişmektedir. Tüm primer immün yetmezlikler göz önüne alındığında bu hastalıkların insidansı 1/2.000-10.000 canlı doğum olarak bildirilmektedir.

Genel popülasyondaki prevelansları ise 1-9/10.000 arasında değişmektedir (6-9).

Genel olarak ağır kombine immün yetersizlikler ise 50.000 ile 100.000 canlı doğumda bir görülmektedir (10,11).

 

Ülkemizde bu hastalık grubunun sıklığı tam olarak bilinmemekle beraber akraba evliliği oranının yüksek olması bu hastalıklar yönünden önemli ölçüde risk oluşturmaktadır. Bu konuda yapmış olduğumuz bir değerlendirmeyi bilgilerinize sunmak istiyorum.

.

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları genel polikliniklere başvuran yıllık hasta sayısı ortalama 20.000 dir. Beş yıllık dönem süresince primer immün yetmezlik tanısı konulan 1054 hasta mevcuttu.

Buna göre Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları genel polikliniklerine başvuran hastaların yaklaşık %1’ini ve çocuk alerji ve immünoloji polikliniğinde takipli 4100 hastanın %25,7’sini primer immün yetmezlikler oluşturmaktadır.

Konya il ve ilçelerinde yılda ortalama 40.000 canlı doğum olmaktadır. Hastanemize Konya il ve ilçelerinden başvuran hastalardan, yılda ortalama dört hastaya Ağır Kombine İmmün Yetmezlik tanısı konulmaktadır.

Ağır kombine immün yetmezlikli hastaların yaşamın ilk aylarından itibaren semptom verdikleri ve kemik iliği nakli yapılmadığı takdirde bir yaş civarında öldükleri göz önünde tutularak, Konya ve ilçelerindeki yıllık doğum sayılarına göre, Konya’da ağır kombine immün yetmezlik sıklığı 10.000 canlı doğumda bir olarak ifade edilebilir. Bu oran literatürdeki sıklık verilerine (50-100 binde bir) göre Konya’da ağır kombine immün yetmezliğin oldukça yüksek oranda görüldüğünü bize düşündürmektedir. Öte yandan merkezimiz Konyada tek İmmunoloji merkezi olmakla birlikte, SSK ve devlet hastanesi olmak üzere iki büyük yataklı sağlık kuruluşu daha mevcuttur. Bu sağlık kuruluşlarına başvurup merkezimize sevk edilmeyen veya tanı alamadan ölen ağır kombine immün yetmezlikli bebek olduğu göz önüne alınırsa, Konya ilinde ağır kombine immün yetmezlikli bebek doğum oranının çok daha yüksek olduğunu düşünüyoruz.

Ağır kombine immün yetmezlik hastalığı X kromozomuna bağlı veya otozomal resesif genetik geçiş gösterebilir. Bu hastalığın daha çok erkek süt çocuklarında gözlendiği belirtilmektedir.

117 hastayı içeren bir seride (12), hastaların 85'i (%73) erkek ve 32'si (%27) kız, 108 hastalık başka bir seride (13) ise hastaların 89'u (%82) erkek ve 19'u (%18) kız olarak rapor edilmiştir. Erkeklerde daha sık olmasının nedeni, X'e bağlı geçişli ağır kombine immün yetmezliklerin (%40-60) diğer tiplere göre daha sık görülmesi ile açıklanmıştır (14,15).

Hastalarımızın ise %40’ı erkek ve %60’ı kız idi. Kız hastaların oranının diğer çalışmalara göre daha yüksek oranda saptanması, toplumumuzda akraba evliliği oranımızın diğer toplumlara göre yüksek olması ve buna bağlı otozomal resesif geçişli ağır kombine immün yetmezliklerin daha sık görülmesi nedeniyledir. Gerçekten ağır kombine immün yetmezlikli hastalarımızda akraba evliliği oranı %84’dür.

Sonuç olarak;

ülkemizde immün yetmezlik görülme sıklığı klasik kitap bilgilerinden ve tahmin ettiğimizden çok daha yüksektir.

Bu konunun tam aydınlatılabilmesi için çok merkezli tarama çalışmalarının yapılması gerektiği kanaatindeyim..

Saygılarımla,

.

Kaynaklar:

  1. Cunningham-Rundles C. Immunologic disorders in infants & children. In: Stiehm ER OH, Winkelstein JA, ed. Common variable immundeficiency. 5th ed. Philadelphia: Elsevier Saunders; 2004; 373-80.

  2. Bonilla FA, Geha RS. 12. Primary immundeficiency diseases. J Allergy Clin Immunol 2003; 111 (2 Suppl): S571-81.

  3. Tangsinmankong N, Bahna SL and Good RA: Immunologic workup of the child suspected of immunodeficiency. Ann Allergy Asthma Immunol 2001; 87: 362-370.

  4. Chapel H, Geha R, Rosen F. IUIS PID (Primary Immunodeficien­cies) Clasification commitee. Primary Immunodeficiency dis­eases; An update. Clin Exp Immunol 2003; 132: 9-15.

  5. Primary immunodeficiency diseases. Report of an IUIS Scientific Committee. International Union of Immunological Societies. Clin Exp Immunol 1999; 118 (Suppl 1):1-28.

  6. Shyur SD, Hill HR. Recent advances in the genetics of primary immunodeficiency syndromes. J Pediatr 1996; 129: 8-24.

  7. Conley ME, Stiehm ER. Immunodeficiency disorders: general consideration. In: Stiehm ER, editor.Immunologic Disorders in Infants and Children. 4th ed. Philedelphia: WB Saunders, 1996: 201-252.

  8. Puck JM. Primary immunodeiciency diseases. JAMA 1997; 278: 1835-1841.

  9. Fischer A. Primary immunodeficiency diseases: an experimental model for molecular medicine. Lancet  2001; 357: 1863-1869.

  10. Fischer A, Notarengelo L. Combined Immunodeficiencies. In: Stiehm RE, Ochs HD, Wilkelstein VA (eds). Immunologic Disorders in Infant & Children, 2004: 447-480.

  11. Fischer A. Severe combined immunodeficiencies (SClD). Clin Exp Immunol 2000: 122: 143-9.

  12. Stephan JL, Viekova V, Le deist F, et al. Severe combined immunodeficiency: a retrospective single-center study of clinical presentation and outcome in 117 patients. J Pediatr 1993; 123: 564-72.

  13. Buckley RH, Schiff RI, Schiff SE, Markert LM, Williams LW, Harville TO, Roberts JL, Puck JM. Human severe combined immunodeficiency (SCID): genetic, phenotypic and functional diversity in one hundred eight infants. J Pediatr 1997; 130: 378-387.

  14. Puck J.M. X-linked severe combined immunodeficiency. 'Primary Immunodeficiency Diseases' (Ed. H.D.Ochs, C.I.E.Smith, J.M.Puck)'de, Oxford University Press, New York-Oxford, 1999, 99-110.

  15. Uribe L, Weinberg K.I. X-linked SCID and other defects of cytokine pathways. Semin Hematol 1998;  35: 299-309.

hit counter