|
B
lenfositlerinin gelişim basamaklarını etkileyen ve kemik
iliğindeki öncül B lenfositlerinin olgunlaşmasında blok
ile sonlanan genetik kusurlar, periferik kanda B
hücrelerinin yokluğu ve agammaglobulinemi ile
karakterize primer immün yetmezlik hastalıklarına neden
olur (1-7). Bu hastaların büyük kısmında (%85) Bruton
tirozin kinaz (Btk) geninde mutasyon saptanmakta ve bu
durum erkek olgularda görülen Bruton Hastalığı’na yol
açmaktadır (8-10). Geri kalan % 15 olguda ise IGHM (3),
L14.1 (4), CD79A (5) ve BLNK (6) genlerinde mutasyonlar
bildirilmiştir. Hem kız ve hem de erkek olgularda çok
nadir olarak görülen bu durum, otozomal çekinik
agammaglobulinemi olarak tanımlanmaktadır (3-8,11).
Bruton
Hastalığı (XLA)’nda anormal gen X kromozomu (Xq22.1)
üzerinde bulunur ve kodladığı enzim olan Bruton tirozin
kinaz (Btk) aktivitesi düşük veya yoktur. Bu enzim B
lenfositlerinin kemik iliğindeki tüm gelişim ve
farlılaşma evrelerinde rol oynamaktadır. Btk gen
mutasyonlarının %30’u sporadik olarak görülür (7,12-14).
XLA, kural olarak erkek çocuklarda görülür. İnsidansı
yüz binde birdir. Hastaların serum immünglobulinleri
ileri derecede düşük düzeyde saptanır. Aşı antijenlerine
karşı antikor yanıtının oluşmaz (difteri,
tetanoz,
boğmaca,
h.influenza gibi). Hastaların %10-25 kadarında nötropeni
saptanır. Periferik kanda B lenfositlerinin
saptanamadığı bu hastalarda pyojenik bakteryel
enfeksiyonlar,
anneden geçen IgG yapısındaki antikorların ortadan
kalktığı dönemde,
yani hayatın altıncı ayından sonra başlamaktadır.
Hastaların % 20 kadarında ise bulgular 3-5 yaşından
sonra başlamaktadır (7,12-16).
Enfeksiyonlar genellikle üst ve alt solunum yolları ile
gastrointestinal sistemi tutar. Pnömokok,
h.influenza,
s.aureus ve pseudomonas türleri ile sepsis,
menenjit ve septik artrit türü enfeksiyonlar görülür.
Giardia lamblia enfeksiyonu kronikleşmeye meyillidir.
Echo virus,
coxcakie virus ve poli virus gibi enteroviruslar
mortalitesi yüksek santral sinir sistemi
enfeksiyonlarına neden olabilir. Canlı polio aşısı
(sabin) da poliomyelite yol açabilir (12-16)
Hastaların tonsil,
adenoid ve lenf bezleri hipoplastik bulunur veya
gelişmez. Kronik otit,
sinüzit,
mastoidit bulguları ile tekrarlayan akciğer
enfeksiyonlara bağlı bronşiektazi en sık görülen kronik
problemlerdir. Bunlara büyüme geriliği ve çomak parmak
da eşlik eder (12-16). Hastaların izleminde kornea,
konjunktiva, retina ve irisi ilgilendiren göz
patolojilerini de saptamak mümkündür (17). Nadir bir
durum ise büyüme hormonu eksikliği ile birlikte
agammaglobulineminin birlikte görülmesidir (12).
Tedavinin temelini B lenfosit yokluğu nedeniyle sentez
edilemeyen immünglobulinleri hastaya dışarıdan vermek
oluşturur. Yarılanma ömrü 3 hafta olan IgG nin serum
düzeyini 500 g/dl nin üstünde tutmak için,
genellikle 400 mg/kg/doz 3 haftada bir immünglobulin
uygulaması yapılır (12,14,16).
Tedavide önemli bir diğer yaklaşım enfeksiyonların
acilen tedavi edilmesidir (13,14,16).
Tüm hekimlerin bilmesi gereken en önemli nokta,
bu hastalarda canlı aşıların yapılmaması gerektiğidir.
Çünkü canlı aşı sonrası disseminasyon görülebilir.
Unutmaması gereken bir diğer nokta da, bu hastaların
aile bireylerine de canlı aşı yapılmaması gerektiğidir
(14).
Erken
yaşta enfeksiyonların başladığı, belirgin
hipogammaglobulinemi veya agammaglobulinemisi olup, B
hücresi bulunmayan tüm erkek olgularda Btk mutasyonu
saptanamaz (10,12).
Bu hastalar otozomal çekinik geçiş gösteren,
agammaglobulinemi ve periferik kanda B lenfositlerinin
bulunmayışı ile karakterize, hem erkek ve hem de kız
çocuklarda görülen heterojen bir hastalık grubunu
oluştururlar (10,12).
Bu hastaların genetik analizinde B lenfosit gelişimini
etkileyen diğer genlerde (IGHM, L14.1, CD79A ve BLNK)
mutasyonlar bildirilmiştir. Ancak bu olguların % 5-10
kadarında halen genetik kusur gösterilememiştir
(3-8,10-12). Otozomal çekinik geçişli
agammaglobulinemili hastaların klinik belirtileri ve
laboratuvar bulguları Bruton Hastalığına benzer, ancak
klinik gidiş çok daha şiddetlidir (10,12,13,16).
Deri enfeksiyonları, nötropeni, pseudomonas ve
stafilokok sepsisleri ile seyreden bir klinik tablo
dikkat çekicidir. Bu hastaların tedavisinde genel
yaklaşım Bruton Hastalığındaki tedavi yaklaşımı gibidir
(9,10).
B hücre
yetersizliği, yaygın değişken immün yetmezlik
gibi sık görülen veya Hiper IgM sendromu gibi
oldukça nadir görülen diğer immün yetmezliklere de eşlik
edebilir. Yaygın değişken immün yetmezlikli hastaların
bir kısmının periferik kanlarında B hücreleri bulunurken
bir kısmında bulunmaz. Hastalar hipogammaglobulinemik
olup, aşı antijenlerine antikor yanıtları yetersizdir.
Otoimmün hastalıklar klinik tabloya eşlik edebilir.
Tedavide immünglobulin desteği ve antibiyotik
proflaksisi uygulanır. Hiper IgM sendromunda ise
immünglobulin sınıf dönüşümü gerçekleşemez ve sürekli
IgM yapımı devam eder. Tedavisinde kemik iliği nakli,
immünglobulin desteği ve antibiotik proflaksileri
uygulanır (1,14,16).
 |