.

Uzm. Dr. Özge YILMAZ - Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Alerji ve Solunum Birimi, Manisa 

.

 

ARŞİV

 

MAYIS 2008

IgE-mediated large local reaction from recombinant hepatitis B vaccine.

Ebo DG, Bridts CH, Stevens WJ. Allergy. 2008; 63: 483-4.

58 yaşındaki kadın rekombinant hepatit B virüsü enjeksiyonundan birkaç saat sonra enjeksiyon bölgesinde gelişen şiddetli kaşıntılı hızlı ilerleyici kaşıntı nedeni ile sevk edilmiş. Bu reaksiyon 72-96 saat içinde tamamen gerilemiş.
Hastanın öyküsünde daha önce herhangi bir alerji öyküsü saptanmamış. Akut olaydan 1 ve 2 ay önce aynı aşının enjeksiyonu yapılmış ve reaksiyon gözlenmemiş.
ImmunoCAP tekniği ile bakılan lateks, sakkaromices cerevisiae ve klorheksidine karşı spesifik IgE negatif bulunmuş. Lateks, klorheksidin diglukonat ve dilüe edilmemiş rHBV ile yapılan deri prik testleri yoğun dermografizm nedeni ile değerlendirilememiş.
Alexa 448-işaretli anti-IgE ve anti-CD63 antikorları kullanılarak aktive bazofillerin flow sitometri ile analizi yapılmış. Test sırasında negatif ve pozitif kontroller yanında HBV aşısı ile uyarı yapılmış. Test rHBV aşısını tolere etmiş iki sağlıklı kişide de uygulanmış. Aşı ile uyarı sonrasında, hastanın bazofilleri doz bağımlı olarak %1’den %81’e kadar artış göstermiş. Bazofillerde CD63 ekspresyonu rHBV ile reaksiyon vermeyen sağlıklı kişilerde değişmemiş.

HBV virüs aşısı nitroselüloz üzerine yerleştirilip hasta ve kontrol serumları ile inkübe edilmiş. Monoklonal IgE ve peroksidaz işaretli anti-fare IgG ile bağlı spesifik IgE saptanmış. Westernbreeze kullanılarak kemiluminisan boyama uygulanmış. Hasta kontrole göre 5 kat daha yüksek IgE yoğunluğu göstermiş. S. Cerevisiae’e karşı IgE boyaması negatif bulunmuş.
rHBV aşıları, Hepatit B yüzey antijeninin, HBs antijeni ile transfeke edilmiş S. Cerevisiae rekombinant suşlarının kültürlerinden elde edilir. HBvaxPRO amorf aluminumhidroksifosfatsulfata bağlanmış HBs antijeni içerir. İçeriğinde sodyum klorür, sodyum borat ve su da mevcuttur.
Bu hastada rHBV-ilişkili advers olay tarif edildiğini belirten yazarlar bunun pozitif bazofil aktivasyon testi (BAT) ve IgE blot sonuçları ile desteklendiğini düşünmüşler. BAT IgE aracılı ve nonIgE aracılı reaksiyonları ayıramasa da bloting sonuçları bu hastadaki reaksiyonun IgE aracılı olduğunu düşündürmüş.
 

 

Pseudoephedrine-induced acute generalized exanthematous pustulosis.

Ben Salem C, Slim R, Denguezli M, Sriha B, Hmouda H, Bouraoui K. Int J Dermatol. 2008; 47: 418-9.

Sempatomimetik bir ajan olan psödoefedrin sık kullanılmasına karşın daha önce jeneralize dermatit, pigmente purpurik dermatoz, toksik epidermal nekrolizis, fikst erüpsiyonlar ve jeneralize erüpsiyonlar nadir bildirilmiştir.
31 yaşında kadın hasta rinit için evde başladığı parasetamol/psödoefedrin tedavisinden 2 gün sonra başlayan jeneraliz püstüler döküntü nedeni ile hastaneye yatırılmış. Daha önce ilaç alerji öyküsü olmadığı öğrenilmiş. Fizik bakıda gövde ve proksimal ekstremitelerde yaygın simetrik eritemli döküntü ve foliküler olmayan küçük püstüller görülmüş. Mukozal tutulum yokmuş. Ateş yüksekliği ve nötrofil ağırlıklı lökositoz (beyaz küre sayısı 25600/L) saptanmış. Eozinofili yokmuş. Kan kültürü ve CMV-EBV serolojileri negatif bulunmuş. Püstüllerde Stafilokokkus aures saptanmamış.

Tutulan deriden alınan biyopside subkorneal ve intraepidermal spongiform püstüller ve bazı tek dağınık nekrolitik keratinositler görülmüş. Yüzeyel dermis ödemliymiş ve lökositoklastik vaskülit düşündürmeyen karışık yangısal infiltrasyon içeriyormuş. Klinikopatolojik özellikler göz önüne alınınca parasetamol/psödoefedrine bağlı akut jeneralize egzentamatöz püstülozis (AGEP) tanısı koyulmuş.
İlacın kesilmesinden sonra 2 gün içinde ateş düşmüş ve 4 gün sonra döküntü anlamlı gerilemiş postinflamatuar soyulma başlamış. Parasetamol ile oral uyarı 4 ay sonra bile döküntüye neden olmamış. Bu parasetamolün patogenezde etken olarak rolünü ekarte ettirmiş ve psödoefedrin ile indüklenen AGEP düşündürmüş. Hasta özellikle psödoefedrin ile evde tedavi başlamaması konusunda uyarılmış.
 

 

Occupational asthma to ivy (Hedera helix).

Hannu T, Kauppi P, Tuppurainen M, Piirilä P. Allergy. 2008; 63: 482-3.

Son 11 yıldır kendi çiçekçi dükkanını işleten 40 yaşında kadın hasta dört yıldır sarmaşıklar ile çalıştığı zaman ortaya çıkan öksürük nedeni ile başvurmuş. Hastanın geçmişte sigara içtiği ama üç yıl önce bıraktığı rapor edilmiş. Öksürük başladıktan bir yıl sonra nefes darlığı başlamasına üzerine kısa süreli inhale steroid kullanmış. Bununla birlikte sonradan güle karşı nonimmunolojik kontakt ürtiker olarak tanı alan iş-ile-ilişkili cilt yakınmaları da mevcutmuş.
Total serum IgE 105 kU/l bulunmuş, sarmaşık için radyoallergosorbent test yokmuş. Sık görülen 18 allerjen (Ficus benjamina (yaprak), Dracaena fragrans (yaprak), Asplenium nidus (yaprak), Yucca aloifolia (yaprak), Spathiphyllum wallisi (yaprak), Euphorbia trigona (sap), rose (yaprak), Euphorbia pulcherrima (yaprak), Rumohra adiantiformis (yaprak), Lilium orienthalis (polen), Hedera helix (yaprak), Hyacinthus orientalis (yaprak, çiçek) and Narcissus pseudonarcissus (yaprak, çiçek)) ve akarlara karşı yapılan deri prik testi negatif bulunmuş.
Spirometri normal ventilasyon göstermiş ancak histamin uyarı testinde güçlü bronşial aşırı duyarlılık (PD15 0.08 mg) saptanmış.

Tatil günlerinde 410-510 L/dk olan PEF değerleri, iş günlerinde özellikle yeşil bitkiler ile çalışırken 340-510 L/dk bulunmuş. Astım tanısı koyularak inhale budesonid başlanmış. Sonrasında bronş hiperreaktivitesinin azaldığı (PD15 0.43 mg) görülmüş.

Spesifik bronşial uyarı testleri hastanın 30 dakika süresince bitkiler ile çalıştığı 6 m2’lik bir odada uygulanmış. Taşınabilir bir spirometri ile FEV1 ve PEF değerleri kaydedilmiş ve sarmaşık ile çalışırken hemen FEV1’de %21, PEF’de %20-30’luk azalma ile karakterize astım reaksiyonu ve birlikte nefes darlığının başladığı saptanmış. Bronkodilatör nebülizasyonu ile bulgular gerilemiş.
 Karşılaşma ile ortaya çıkan solunum bulguları, spirometri sonuçları ve spesifik inhalasyon uyarı testleri sonucunda sarmaşığa mesleksel astım tanısı koyulmuş. Düzenli inhale budesonid ve gerektiğinde salbutamol reçete edilmiş ve sarmaşıktan olabildiğince kaçınılması önerilmiş. Hastanın bulgularının hemen başlamış olması tip 1 aşırı duyarlılık reaksiyonunu düşündürmüş. Ancak sarmaşığa karşı IgE aracılı alerji kanıtlanamamış. Bu nedenle sarmaşık nedenli astımın mekanizması net olmadığı belirlenmiş.

 

hit counter