|
Öykü
Şikayetlerin
başlama yaşı altta yatan primer immün yetmezlik
hastalığını işaret edebilir. Yenidoğan dönemiyle
birlikte tekrarlayan enfeksiyonların görülmeye
başlaması ağır hücresel ve kombine immün sistem
defektlerinde,
nötrofil bozukluklarında ve kompleman sistemi
eksikliklerinde görülürken, antikor eksikliklerinde hayatın üçüncü ayından sonra rastlanan bir
durumdur (Tablo
1).
Enfeksiyonlar dışında nötrofil defektlerini düşündüren diğer önemli
bulgular göbek kordonunun geç düşmesi (2
haftadan sonra) ve yara iyileşmesinde gecikme
olarak sayılabilir. DiGeorge sendromu genellikle
yenidoğan döneminde enfeksiyonlardan ziyade
hipoparatiroidiye bağlı hipokalsemik nöbetler ve
kardiyak sorunlarla (Fallot tetralojisi,
büyük arter transpozisyonu,
truncus arteriosus) karşımıza çıkabilir.
Wiskott-Aldrich sendromu yenidoğan döneminde
trombositopeniye bağlı kanamalar ile gelebilir
(7,8).
Aile öyküsünde
sık enfeksiyon geçiren veya immün yetmezlik
tanısı almış kardeşler veya yeğenler varsa,
olası immün yetmezlik için yenidoğan bebekler
taranmalıdır. Öyküde tanımlanmış immün yetmezlik
hastalığı varsa, öncelikle o immün yetmezliğe ait tarama testleri planlanmalıdır. Böyle
bir index olgu yoksa, kardeş veya yeğenlerde immün yetmezlik düşündüren bulgular irdelenerek
immün sistem taramasına gidilmelidir (Tablo
2).
İmmün yetmezlikli olgular genellikle uzun süren, düşük patojeniteye sahip enfeksiyon ajanları (candida albicans,
pneumocystis carinii)
ile ağır ve beklenmeyen komplikasyonlarla
seyreden enfeksiyonlar geçirirler. Antikor
eksikliği varsa ekstrasellüler pyojenik (haemophilus,
pneumococcus,
streptococcus)
mikro organizma enfeksiyonları görülür. Hücresel
immün sistem defekti olan olgularda ise virus,
mantar,
protozoa ve mikobakteri enfeksiyonları
tekrarlarla seyreder. Az rastlanılan serratia
marcescens,
staphylococcus epidermidis ve pseudomonas gibi bakteri enfeksiyonları olası bir nötrofil defektini
düşündürmelidir. Yaygın neisserial enfeksiyonlar
ise terminal kompleman komponent eksikliklerinde
görülmektedir. Ailede böyle klinik özelliklere
sahip bireylerin cinsiyeti de hastalığı genetik
geçişinin saptanması yönünden dikkate
alınmalıdır. Bu öykü özelliklerine erken bebek
ölümü ve akraba evliliği de ilave olmuşsa
yenidoğan bebek olası immün yetmezlikler
açısından mutlak incelenmelidir. Çünkü erken
tanı ile pek çok immün yetmezlik hastalığı organ
hasarı olmadan tedavi edilebilmekte yada organ
hasarları geciktirilebilmektedir (7-10). Böylece
hızla gelişen immünoloji alanında yeni tedavi
tekniklerinin uygulanabilmesi için hastaya zaman
kazandırılabilmektedir.
Fizik Muayene
Yenidoğan
döneminde kilo alamama immün yetmezliği
düşündürmesi gereken önemli bir bulgudur.
Periferik (servikal ve inguinal) lenf dokusunun
yokluğu X’e bağlı geçen agammaglobulinemide ve
ağır kombine immün yetmezlikte saptanır.
Digeorge sendromunda tipik bir yüz görünümü
(mikrognati,
düşük yerleşimli geriye dönük kulaklar,
hipertelorizm,
kısa filtrum) ile birlikte kongenital kalp
hastalığını düşündürecek bir üfürümün duyulması
söz konusudur. Ağır egzema ile birlikte kanama
diyatezi (peteşiyal döküntü,
gastrointestinal kanama) Wiskott-Aldrich
sendromunu düşündürmelidir. Yara iyileşmesinde
gecikme,
omfalit,
abseler ve skar bırakarak iyileşen yaralar
fagositer sistem defektlerini akla getirmelidir
(Tablo 3) (7,8,11). |
|
Laboratuar incelemeleri
İmmün yetmezlik
düşünülen bir yenidoğanda başlangıç taraması tam
kan sayımı ile başlar.
Nötropeni,
lenfopeni ve beyaz kürelerdeki morfolojik
anormallikler bu şekilde saptanır. Yenidoğan
döneminde ve ilk bir yaş içinde mm3
de 3000’in altı lenfosit sayılması olarak
tanımlanan lenfopeninin varlığı,
ağır kombine immün yetmezliği veya DiGeorge
sendromunu düşündürmelidir.
Trombositopeni
ile birlikte düşük trombosit volümü (<6 fL)
Wiskott-Aldrich sendromunu akla getirmelidir.
Hipokalsemik tetani saptanmışsa düşünülecek
immün yetmezlik DiGeorge sendromu olmalıdır.
Yenidoğan
döneminde hücresel bir immün yetmezlik
düşünülüyorsa başlangıç değerlendirmesinde
posteroanterior akciğer grafisi çekilerek
timusun olup olmadığının araştırılması mutlak
yapılmalıdır. Timusu saptanamayan bir
yenidoğanda ağır kombine immün yetmezlik veya
DiGeorge sendromu ilk akla gelmesi gereken immün
yetmezliklerdir. Bu sendromun kesin tanısı için
FISH (flöresan insitu hibridizasyon) yöntemi ile
22.kromozomun (22q11) incelenmesi gerekir.
Yenidoğan döneminde fizyolojik olarak
alfa-fetoprotein yüksek düzeylerde olduğu için
ataxia telangiectasia tanısı açısından bir önem
taşımaz (7,8,10,11)
Yenidoğan
döneminde anneden geçen antikorlar nedeniyle
immünglobulin G düzeyleri normal bulunacaktır ve
bebeğin antikor yanıtını ifade etmeyecektir.
Agammaglobulinemili hastalarda ve ağır kombine
immün yetmezlikte IgA ve IgM düzeyleri düşük
saptanacaktır.
Bununla birlikte
hücresel veya humoral bir immün yetmezlik
düşünülüyorsa yapılması gereken tetkik,
periferik kanda lenfosit alt gruplarının (CD3,
CD4, CD8,
CD19,
CD20, CD16/56) akımsitometri ile değerlendirilmesidir. Böylece T lenfosit
(CD3,
CD4,
CD8), B lenfosit (CD19, CD20) ve doğal öldürücü (NK:CD16/56) hücre yokluğu ile seyreden immün
yetmezlikler tanımlanabilir.
Yenidoğan döneminde immün yetmezlik düşünülen bir hastada
isohemagglütinin (anti-A ve anti-B) titresi ve
IgG alt gruplarının ölçümü gereksiz bir
tetkiktir. Çünkü ilki bir yaş altında ve
ikincisi iki yaş altında düşük çıkacaktır.
Lenfositlerin fitohemaglütinin ve konkonavalin
A’ya in vitro yanıtlarının araştırılması ise,
lenfositlerin fonksiyonel olup olmadığının
göstermesi yönünden önem taşır. Eğer bir
otozomal resessif geçişli ağır kombine immün
yetmezlik düşünülüyorsa adenozin deaminaz ve
pürin nükleosid fosforilaz enzim düzeylerinin
bakılması gereklidir. Eğer hastaya eritrosit
transfüzyonu yapılmışsa bu enzim düzeylerinin
normal çıkacağı unutulmamalıdır (7,8,10,11).
Fagositer sistem
değerlendirilmesi tam kan sayımı ile başlar.
Nötrofili,
lökosit adezyon defekti (LAD) olan hastalarda
saptanır. Granülositlerin fonksiyonu ise
nitroblue tetrazolium testi (NBT) ile
değerlendirilir. LAD düşünülen bir hastada CD15s,
CD11/CD18 moleküllerinin ekspresyonları
akımsitometri ile denetlenmelidir (7,8,10).
Kompleman
sisteminin değerlendirilmesi için kompleman 3 ve
kompleman 4 düzeyleri ile birlikte total
hemolitik kompleman aktivitesi (CH50 veya AH50)
değerlendirilmelidir (7,10).
 |